Kafamda Felsefe Var

Kafamda Felsefe Var

Share

24/07/2026

Katılıyorum 💯 Bu devirde dost dediğiniz kişiler var mı çevrenizde? Böyle dostluklar kaldı mı acaba?

24/07/2026

Bugün çevremizdeki her insanın hayran olunacak özelliklerini inceleyecek gözle onlara bakalım mı? Ne yaparsa yapsın hayran olunacak özelliklerini arayalım. Bakalım neler çıkacak?

İnsanlarda hayran olunacak şey, küçümsenecek şeyden daha fazladır. Camus — Veba

23/07/2026

“Mutsuzluk içindeyken mutlu günleri hatırlamaktan daha büyük acı yoktur." - Dante Alighieri, İlahi Komedya
Dante'nin bu derin düşüncesi, hayatın karmaşık yapısını ve acı ile mutluluğun iç içe geçtiğini hatırlatıyor. Bazen en büyük acı, geçmişte yaşadığımız güzel anların hafızamızda canlanmasıdır. Bu, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır ve hepimiz bu tür duygularla yüzleşmek zorunda kalırız. Felsefe, bu duyguları anlamlandırmamıza ve hayatın derinliklerini keşfetmemize yardımcı olur.

22/07/2026

Filozoflar ve Takıntıları

Dahi filozoflar mı? Yoksa sadece takıntılı tipler mi?
Kant saati kurmadan duramazdı ⏰ Schopenhauer sessizlik peşinde koştu 🔇 Dostoyevski zarların peşinden sürüklendi 🎲
Herkesin bir takıntısı vardı…

👉 Peki sen hangisine daha yakınsın?

---

22/07/2026

Ahlak Gerçekten İyi Olanların Mı, Yoksa Güçsüzlerin İcadı Mı?

Nietzsche’ye göre insanlık, güçlüleri zincire vurmak için “ahlak” adında zeki bir silah icat etti.

Zamanla “güç” günah, “zayıflık” ise erdem haline geldi.

Bugün hâlâ aynı sistemin içindeyiz…
sadece zincirler artık görünmez.

Peki gerçekten iyi insan olmak… seni özgürleştiriyor mu, yoksa zayıflatıyor mu?

🎭 Felsefeye, psikolojiye ve insan doğasına dair daha fazla içerik için takip et.

22/07/2026

Her sabah aynı monoton rutinle uyanıp, hiçbir amaca hizmet etmediğini hissettiğiniz bir döngünün içinde kaybolduğunuzu düşündünüz mü? 🤔 Modern dünyada pek çok insanın ruhunu kemiren o anlamsızlık hissinin kökenini Dostoyevski yıllar öncesinden anlatıyor. 👇

İnsan psikolojisinin en karanlık dehlizlerini benzersiz bir ustalıkla tasvir eden Dostoyevski, "Budala" adlı başyapıtında insan ruhuna verilebilecek en korkunç cezayı fiziksel işkencelerde değil, eylemlerin anlamsızlığında buluyor. Bir insanı fiziksel olarak cezalandırabilirsiniz; ancak ona yaptığı işin tamamen faydasız ve değersiz olduğunu hissettirdiğinizde, onun varoluşsal zeminini kökünden sarsarsınız.

Bugün modern iş yaşamında tükenmişlik sendromu (burnout) yaşayan, yaptığı işe yabancılaşan ve "Ben ne için çabalıyorum?" sorusuyla boğuşan milyonlarca birey, aslında Dostoyevski’nin bahsettiği o korkunç cezayı sessizce çekiyor. Mitolojideki Sisyphos gibi, her gün aynı taşı tepeye taşıyıp tekrar aşağı yuvarlanışını izlemek modern insanın kaderi haline mi geldi? Hayatın ve emeğin anlamını, dış dünyadaki yapay başarı kalıplarında aramak yerine kendi içsel değerlerimizle yeniden inşa etmek mümkün müdür?

Dostoyevski'nin bu derin varoluşsal saptamasından yola çıkarak; modern dünyada anlam arayışını, yabancılaşma krizini ve rutinlerin insan zihnindeki psikolojik tahribatını felsefi bir süzgeçten geçirdiğimiz kapsamlı analizimizi kaleme aldık. Kendi yaşamınızdaki anlam katsayısını sorgulamak ve bu varoluşsal krizden çıkış yollarını keşfetmek için aşağıdaki bağlantıdan yazımızın tamamına ulaşabilirsiniz.

Sizce modern dünyada bir işi "anlamlı" kılan şey yalnızca maddi getirisi midir, yoksa ürettiği ruhsal tatmin ve değer mi? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın, birlikte tartışalım! 👇

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Address


Istanbul