magicgrange
Bir gün yaşlı bir adam, yaz sıcağında bir ağacın gölgesine oturdu. Ayağının dibinde, hiç durmadan bir şeyler taşıyan karıncaları fark etti. Kimisi kendinden büyük bir ekmek kırıntısını sürüklüyor, kimisi düşüyor ama vazgeçmiyordu.
Adam kendi kendine mırıldandı:
“Bu kadar küçük olup da bu kadar azimli olmak…”
Derken bir karınca, taşıdığı yükü bir taşın dibinde düşürdü. Adam, onun vazgeçeceğini sandı. Ama karınca geri çekildi, yeniden denedi, olmadı. Bir yol daha denedi. Sonra bir karınca daha geldi, ardından bir diğeri… Birlikte yükü kaldırıp yollarına devam ettiler.
Adam o an anladı:
Karınca, yükün büyüklüğüne değil, yolun gereğine bakıyordu.
Düşünmezdi “Bu bana ağır.”
Sormazdı “Buna değmez mi?”
Sadece yapması gerekeni yapardı.
Karınca ne yarını erteledi, ne bugünü küçümsedi. Yazın çalıştı, kışın aç kalmamak için. Sessizdi ama dağ gibi sabırlıydı. Kimseye üstünlük taslamadı, kimseyi geride bırakmadı.
Adam başını kaldırıp gökyüzüne baktı ve fısıldadı:
“Biz insanlar gücümüz varken tembelliği seçiyoruz,
zaman varken ertelemeyi,
birlik varken yalnızlığı…”
Karınca ise hâlâ yürüyordu.
O gün adam şunu öğrendi:
Karınca olmak; küçük olmak değil, faydalı olmaktır.
Azimli olmak, gösterişsiz çalışmak ve vazgeçmemek…
Ve belki de insanın en çok öğrenmesi gereken şey şuydu:
Büyüklük, sesle değil; istikrarla ölçülür.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Contact the establishment
Telephone
Address
Haydarpasa