Akra Akademi

Akra Akademi

Share

06/08/2016

Hayat çok hızlı ilerler; durağan değil, dinamiktir. Kıpırtısız bir göl değildir, devamlı akan bir nehre benzer. Art arda geçen iki dakikada hiçbir şey aynı kalmaz. Bu yüzden bir şey şu an için doğru olabilir, ama bir sonraki dakikada bu değişebilir. O zaman ne yapılmalı? Yapılabilecek tek şey insanların farkında olmalarını sağlamaktır, böylece değişken bir yaşama karşı nasıl tavır alabileceklerine karar verebilirler.

Eski bir Zen hikayesi vardır: Birbirlerine rakip iki tapınak vardı. Her iki üstat -aslında üstat değil papaz olmalıymışlar- birbirlerine öylesine düşmanlık duyuyorlardı ki yandaşlarına asla diğer tapınağa bakmamalarını söylediler.

Her bir papazın yanında kendisine hizmet edecek, getir götür işlerini yapacak bir çocuk vardı. İlk tapınağın papazı çocuk uşağına dedi ki, “Asla diğer çocukla konuşma. O insanlar tehlikeli.”

Ama çocuk ne de olsa çocuktur. Bir gün ikisi yolda karşılaştı ve birinci tapınaktan gelen çocuk diğerine sordu, “Nereye gidiyorsun?” ,
Diğeri, “Rüzgarın sürüklediği yere, ” dedi. Böyle dediğine göre tapınakta büyük Zen söylemleri dinliyor olmalıydı. “Rüzgarın sürüklediği yere” büyük bir lakırdıydı, tam bir Tao cümlesi.
Ama ilk çocuk çok utandı, alındı ve ona nasıl cevap vereceğini bilemedi. Sıkıntı, öfke kadar suçluluk da duyuyordu, çünkü “Üstadım bana bu insanlarla konuşma demişti. Bu insanlar gerçekten tehlikeli. Şimdi, bu ne biçim bir cevap böyle? Bu beni küçük düşürdü,” diye düşünüyordu.

Üstadına gidip olan biteni anlattı. “Onunla konuştuğum için özür dilerim. Siz haklıydınız, o insanlar tuhaf. Bu ne biçim bir cevap? Ona ‘Nereye gidiyorsun’ diye sordum -basit ve kibar bir soru- ve pazara gittiğini biliyordum, tıpkı benim de pazara gitmekte olduğum gibi. Ama o bana, ‘Rüzgarın sürüklediği yere,’ dedi.”
Üstad, “Seni uyardım, ama dinlemedin. Bak şimdi, yarın git aynı yerde dur. O geldiğinde ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sor ve o da ‘Rüzgarın sürüklediği yere,’ diyecek. O zaman sen de olaya daha filozofça yaklaş. De ki, ‘O zaman bacakların yok, demek? Çünkü ruhun bedeni yoktur ve rüzgar ruhu hiçbir yere götüremez!’ Buna ne dersin?” dedi.
Tam bir hazırlık çabası içindeki çocuk bütün gece bunu tekrarlayıp durdu. Ertesi sabah erkenden oraya gitti, aynı noktada durdu ve tam zamanında ikinci çocuk çıkageldi. Birinci çocuk çok mutluydu, şimdi ona gerçek felsefenin nasıl yapıldığını gösterecekti. Böylece “Nereye gidiyorsun?” diye sordu. Ve bekledi…
Ama ikinci çocuk, Pazardan biraz zerzevat alacağım,,” diye cevap verdi.
Şimdi, o çocuk öğrendiği felsefeyi ne yapsın?

Hayat böyledir işte. Ona hazırlanamazsın, onun için hazır olamazsın. Güzelliği mucizesi de budur, seni hep hazırlıksız yakalar, hep sürpriz. Gözlerin varsa her anın bir sürpriz olduğunu ve önceden hazırlanmış hiçbir cevabın işe yaramayacağını görürsün.

Osho

29/05/2016
23/05/2016

Doğal nefes...

ANTHONY ROBBINS "SINIRSIZ GÜÇ"
Beş duyu uzuvlarının her birinin ayrı işlevi olduğu gibi burun'' nefes almak ''içindir. Ağızdan alınan ve verilen nefes yanlış olup evrensel enerji kanallarının giriş noktası olduğu hatırlanarak meditasyon ve egzersizler haricinde de nefes burundan alınmalı ve verilmelidir...
Vücudumuzun yaşamsal ihtiyacı olan prana (Ki,chi,evrensel enerji) ETERİK Bedene ait bir organ sistemi olan Sanskritçe Nadi adı verilen kanallar vasıtası ile tüm vücutta devinir. Nadilerin ana kanalı olan Sushumna nadi omurga omurilik boyunca kuyruk sokumuna dek uzanır.Sol burun deliğinden başlayan kanal(İda nadi) soğuk ay enerjisini taşırken,sağ kanal olan Pingala nadi yada surya nadi sıcak güneş enerjisi olarak adlandırılan eril enerjiyi taşır. Bu iki enerjinin nadiler vasıtası ile döngülerini temin ettiği enerji girdaplarının dengede olması vücudun sağlığı ile birebir ilişkidedir. Enerji girdapları Chakra adı verilen 7 ana açılımda dönerler. Her bir girdap bir salgı bezini harekete geçirir ve dengede olmaları bu bezlere bağlı olan organların da dengede çalışmasını sağlar. Aşırı dönen herhangi bir girdap aşırı salgıya ve o organa bağlı hücrenin dejenerasyonuna sebep verir ki sonuç olarak bu dengesizliği haber veren hastalık ortaya çıkar. Girdapları dengede tutmak ; doğru nefes almak ve Tibet Beşli Ayin çalışması ile mümkündür.
Nefes çalışması
Evrensel enerjinin bedenimizde sağlıklı ve kesintisiz akabilmesi için ;
- Dik ve düz bir omurga duruşuna ihtiyaç vardır.
- Ayrıca gevşek omuz ve boyun kaslarına da ihtiyaç vardır ki bu kaslar stres ve toksin birikiminden dolayı daima kasılmış durumda olduğundan vücutta oksijenle taşınan prana beyne yeterince ulaşamaz bu da farkındalık düzeyini düşürür.
-Burun deliklerini kullanmanın yanı sıra tüm kapasite tümü kullanılan ve temiz olan akciğerlere ihtiyaç da ilk şarttır.
Bebek nefesi
Üç kısımdan oluşan akciğerlerimizin en alt bölümü yeterince ve doğru nefes almadığımızdan toksin biriktirir ve kapasitesi düşük prana devindirir.
Boşaltılmış ciğerlere ;
-Üst karın şişirilerek alt ciğerin ilk alınan nefesle doldurulması
-Ve sırası ile orta ciğerin kaburgaları yanlara iterek doldurulması
-Ve en son üst ciğer bölümünün omuzları yukarı iter şekilde doldurulması 4 sayısına denk düşecek şekilde alınması ile başlar.
-Verişte üst karın içeri çekilerek ilk alınan nefes salınır,
- Kaburgalar geriye çekilerek ikinci bölüm salındıktan sonra omuzların serbest bırakılıp gevşemesi ile son bulur.
Bu nefese diafram nefesi de denir.

22/05/2016

Size aşırı tutku ile bağlanan da,sizden aşırı nefret eden de aynı duygunun esareti altındadır.Sakın ola yargılamayın onu.O aşk ehlidir dokunmayın ona.Sevin onu,çünkü o her ahvalde sizi yüceltendir. Aşk dağıtır, yakar,siler ve geçer.

Halid Fuad

Want your school to be the top-listed School/college in Ankara?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Telephone

Address


Ankara
06700