Blog.ailem
🌸Müslüman çocuklar ve erkekler başlarını ya tamamen tıraş ettirecekler ya da tamamen bırakacaklardır. Bir kısmını tıraş ettirip bir kısmını bırakmak nehyedilmiştir.
🌸Müslüman hanımlar herhangi bir mecburiyet olmadıkça saçlarını kökünden kestirmeyecekler, hac ibâdetini yerine getirirken bile saçlarından birazcık aldırmaları (taksîr) onlar için yeterlidir.
🌸Müslüman erkekler, temiz tutmak ve kadınlara benzememek şartıyla saçlarını uzatabilirler.
Cumamız mübarek olsun🌹
Namazı düzenli kılabilmek için bana iyi gelen birkaç şey oldu…
Belki sana da iyi gelir diye paylaşmak istedim 🤍
• Abdestsiz durmamaya çalış
Abdestliyken insanın içinden namaz kılmak daha çok geliyor.
• Ezan okununca erteleme
“Birazdan kılarım” dedikçe insan daha çok uzaklaşıyor.
• Kendine büyük hedefler koyma
Önce sadece vaktinde kılmaya odaklan. Küçük başlayınca daha kalıcı oluyor.
• Telefonu sessize alıp birkaç dakika uzaklaş
İnan bana dünya durmuyor ama kafa gerçekten sakinleşiyor.
• Namazı yük gibi düşünme
Bazen sadece Allah’la baş başa kalmak gibi düşünmek bile iyi geliyor.
• Secdeyi uzat
Bazen insanın kimseye anlatamadığını Allah’a anlatması bile yetiyor…
• Kendini başkalarıyla kıyaslama
Herkesin imtihanı farklı. Geç başlayan da çok güzel devam edebilir.
• Bir vakti bile kaçırmamaya çalış
Çünkü düzen bazen tek bir vakitle başlıyor.
• Namazdan sonra küçük dualar et
“Allah’ım bana namazı sevdir” diye dua etmek bile kalbi değiştiriyor.
• Vazgeçme
Bazen düşeceğiz, aksatacağız… ama önemli olan tekrar dönebilmek 🤍
Sevdiğin kişilerle paylaşmayı ve kaydetmeyi unutma🌸
Bir kadının içine sinmeyen işten hayır gelmiyor?
Sizce doğru mu?
Allah kadınların sessizce ağladığını bildiği için bunu Kur'an'da söyledi.
Kadın gülümseyebilir, yemek yapabilir, çalışabilir, ilgilenebilir, güçlü olabilir.
Ama kadın ağladığında gözleriyle değil, kalbiyle ağlar. Allah bunu bilir.
Bu yüzden Kur'an'da tekrar tekrar der; “Üzülme.”
Bir kez değil… Rastgele değil.
“Onlar üzülmeyecekler”, “Onlarda korku olmayacak”, “Şüphesiz zorlukla beraber kolaylık vardır.”
Peki Allah neden bu kadar sık teselli ediyor?
Çünkü kadının üzüntüsü tehlikelidir.
Dünya için değil, kendi ruhu için.
Kadın acısını haykırmaz, o söner.
Erkek çoğunlukla öfkesini gösterir.
Kadın acısını yutar.
Ailesi için sabreder, çocuklar için susar.
Evlilik için haklı çıkarır. “Doğru olan bu” diye tahammül eder.
Ama içten içe kaygı, boşluk, kendini kaybetme…
Sessiz gözyaşları…
Allah ona der: “Üzülme.”
Çünkü kadını küçük düşürmek için yaratmadı.
Erkeklere emretti:
“Onlarla iyi geçinin.” (Nisa 4/19)
Bu öneri değil, bir emirdir.
Baskı yapma, aşağılama, kırma, sözlü incitme.
Çünkü her kadının gözyaşı kıyamet gününde sorulacak bir meseledir.
Kadın eşya değil, hizmetçi değil, kendini ispatlama aracı değil.
O emanet.
Allah erkeklere “Onlara sert ol” demedi.
Dedi ki: “İyi davranın.”
Kadın aşağılandığında kadın konuşmaya korktuğunda bereket gider.
Kadın değersizleştirildiğinde huzur kaybolur.
Kadın kırıldığında Allah razı olmaz.
Bu yüzden Allah doğrudan ona seslenir: “Üzülme.”
Acın önemsiz olduğu için değil, yanında olduğu için.
Her kadına mesaj:
İçin ağlıyorsa Allah bilir.
Duyulmuyorsan Allah duyar.
Değer verilmiyorsa Allah değer verir.
Ve bugün zor anlar yaşıyorsan bu son değil.
“Şüphesiz zorlukla beraber kolaylık vardır.”
Allah boşuna tekrarlamaz.
“Seni üzdüler.”
Ama bu son değil. Allah’ın rahmeti ve seçimi var.
Geleceğin Allah’ın ellerinde, insanların değil.
Buna ihtiyacı olan birine gönder.❤🌹
EVİNİZE BEREKET GETİRECEK 10 GÜZEL ALIŞKANLIK
1) Erken uyanın. Güne bereketle başlayın.
2) Evinizi temiz tutun. Temizlik, rahmetin davetiyesidir.
3) Çöpü bekletmeyin. Negatif enerjiyi evinizde barındırmayın.
4) Namazı vaktinde kılın. Rızkın anahtarı, Rabb’e yöneliştir.
5) Eve girerken selam verin. Melekler selamla gelir.
6) Sofraya hep birlikte oturun. Birlikte yenilen lokmada bereket vardır.
7) Kötü söz ve küfürden uzak durun. Dilinize değil, kalbinize yakışanı söyleyin.
8) Klozet kapağını kapalı tutun. Hijyen ve enerjinin dengesine dikkat edin.
9) Kur’an okuyun, dinleyin. İlahi kelamla evinizi nurlandırın.
10)Bulaşıkları sabaha bırakmayın. Geceden temizlik, gündüze ferahlık getirir.
Bu videoyu beğenip kaydetmeyi ve sevdiklerinle paylaşmayı unutma🌸
Hayırla kalın🌸🌸
Misafir geleceği zaman neden panik yapıyoruz?
Neden sanki sınava girecek gibi hissediyoruz?
📌 Saatlerce mutfakta uğraşıp,
kendimizi yorup,
sonra da “yetişmedi” diye strese giriyoruz…
📌 Peki gerçekten misafir bunu mu istiyor?
Yoksa biz mi böyle olması gerektiğini düşünüyoruz?
📌 Açık konuşalım…
Bu iş artık ikram değil, gösterişe döndü.
📌 5 çeşit yetmez, 10 çeşit olsun…
Sofra dolu olsun ki “ayıp olmasın…”
📌 Ama o misafir içinden şunu düşünüyor:
“Ben bunları nasıl karşılayacağım?”
📌 Yani sen ağırlarken,
onu aslında borçlu gibi hissettiriyorsun.
📌 Oysa misafirlik;
rahat etmek içindir,
gerilmek için değil.
📌 Bir çay, bir tatlı, samimi bir sohbet…
İnan en çok bu kalır akılda.
📌 Ne yediğini değil,
nasıl hissettiğini hatırlar insan.
📌 Biz zorlaştırdıkça,
artık kimse kimseye gitmek istemiyor.
📌 Sonra da “eski samimiyet kalmadı” diyoruz…
Gel…
Şu misafirlik işini tekrar insan gibi yaşayalım.
Rabbim evlerimize samimiyet, kalplerimize kolaylık versin.
Gönder ki birileri bunu gerçekten düşünsün
📌 Beğenip destek amacıyla yorum bırakırsan çok mutlu olurum❤️
“Misafir rızkı ile gelir, giderken ev sahibinin günahlarının affına vesile olur.”
📌 Dinimizde misafirin yeri çok kıymetlidir. Onu en güzel şekilde ağırlamak gerekir ama bunu yaparken israfa kaçmamak da bir o kadar önemlidir.
📌 Günümüzde çeşit çeşit ikramlar, gösterişli sofralar hazırlanıyor ve misafirin böyle daha memnun olacağı düşünülüyor…
Ama çoğu zaman misafir kendini rahat değil, aksine mahcup ve tedirgin hissediyor.
📌 Oysa seni o da evine davet etmek ister;
Ama belki senin kadar imkanı yok,
senin kadar zamanı yok,
senin kadar el becerisi yok…
📌 Sofralar adeta yarışa döndü. Akşamdan başlayıp ertesi güne kadar hazırlık yaparken bazen ailemizi bile ihmal eder olduk.
📌 Halbuki 2-3 çeşit yemekle de doyulur.
Eskiler gibi sade ama samimi sofralar kurabiliriz.
Böylece hem israftan kaçınır hem de misafirimizin kendini daha rahat hissetmesini sağlarız.
📌 Misafir için hazırlık yaparken yorulup, onu güler yüz yerine yorgun bir yüzle karşılarsak; yapılan onca yemeğin hiçbir anlamı kalmaz.
Çünkü misafir için en kıymetli şey; samimiyet, güler yüz ve güzel sohbettir.
📌 Peygamber Efendimiz (sav) yemek için yaşamaz, yaşamak için yerdi. Bazen evde yemek olmadığında 1-2 hurma ile yetinirdi. Acıkmadan yemez, sofradan doymadan kalkardı.
📌 Çok çeşit hazırlamak, farkında olmadan “sen de bana böyle yapmalısın” mesajı verebilir ve misafiri baskı altında hissettirebilir.
📌 Artık “nasıl ağırlayacağım?” düşüncesi yüzünden ne misafirliğe gidebiliyoruz ne de misafir çağırabiliyoruz…
Gel, bu konuda biraz daha sadeleşelim ve israftan uzak duralım.
🙌 Hepimizin eksikleri var. Rabbim bizleri en güzel şekilde misafir ağırlayan kullarından eylesin.
✅ Bu videoyu sevdiklerine gönder, belki bir farkındalığa vesile olursun 🌸
📌 Emeğe saygı için beğenip yorumlara kalp bırakırsan çok mutlu olurum ❤️
Bir gün Efendimiz (sav) kalkıyor ve kızı Hz. Fatıma’nın evine gidiyor.
Eve girdiğinde görüyor ki Hz. Fatıma, bir elinde kocasının söküğünü dikiyor, ayağıyla da Hz. Hasan’ı sallıyor, ağzıyla da Kur’an okuyor…
Bu haldeyken Efendimiz içeri girerken, kızı Fatıma “Buyur babacığım.” diyerek ayağa kalkıyor.
Ama Efendimiz, “Kalkma kızım, otur, otur.” diyerek ısrar ediyor.
Ama Hz. Fatıma yine ayağa kalkıyor. Efendimiz buna rağmen, “Keşke otursaydın kızım.” deyince, Hz. Fatıma merak ediyor:
“Babacığım, sen gelirsin de ben ayağa kalkmaz olur muyum? Niye otursaydım ki?”
Efendimiz, Hz. Fatıma’nın oturma sebebini şöyle anlatır:
“Kızım, hanımlar çok bahtiyardırlar, mesutturlar, kazançlıdırlar. Ben kapıdan içeri girdiğimde buranın meleklerle dolu olduğunu gördüm.”
“Babacığım, bu kadar melek niçin gelmiş buraya?”
“Her biri başka bir sebepten gelmişti. Sen elinde kocanın elbisesinin yırtığını dikiyorsun, hizmet ediyorsun. İşte meleklerin bir kısmı bu sebepten dolayı gelmişlerdi.
Bir hanımın gönül rızasıyla, isteyerek kocasına hizmet etmesi, meleklerin tebrik edeceği bir ibadettir.
Meleklerin bir kısmı da oğlun Hasan’ı ayağında salladığın için gelmişlerdi. Bir hanımın isteyerek ve severek, şefkatle çocuğuna bakması, meleklerin gelip seyredeceği bir hizmettir.
Sen ağzınla da boş durmuyordun, Kur’an-ı Kerim okuyordun. İşte meleklerin büyük bir kısmı da senin okuduğun Kur’an-ı Kerim’i dinlemek için gelmişlerdi.”
“Kızım, hanımlar eğer niyetlerini düzeltirlerse, duygularını güzelleştirirlerse ve saydığım bu hizmetleri şuurla, ibadet kastıyla yaparlarsa, yaptıkları bütün işler ibadete dönüşür.
Bir hanımefendi İslam şuuru ile hayatına bakarsa, zengin bir din kültürü ile hayatını ziynetlendirirse, kendi dünyasını İslami ölçülerle güzelleştirirse, bu hanımın ev hizmeti de ibadettir.
Daha doğrusu hanımların cennete gitmeleri, beylere nispetle daha öncelikli ve daha kolaydır. Bu da hanımlar için çok sevindirici, memnuniyet verici bir müjdedir.”
(Ahmed b. Hanbel, Mü
Click here to claim your Sponsored Listing.